"plow into" in Turkish
Definition
Bir şeye şiddetle çarpmak veya bir işe/yiyeceğe büyük enerjiyle başlamak anlamına gelir. Genellikle araç kazalarında ve coşkuyla işe koyulurken kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Gayriresmîdir; araç ve kalabalık için kullanılırsa tehlikeli veya olumsuz, yiyecek/iş için kullanılırsa çok istekli bir başlangıç anlatır. Kullanımda bağlama dikkat edin.
Examples
The car plowed into the tree during the storm.
Araba fırtına sırasında ağaca **çarptı**.
He was so hungry he plowed into his dinner.
Çok açtı ve yemeğine **hırsla daldı**.
A truck lost control and plowed into the building.
Bir kamyon kontrolü kaybetti ve binaya **çarptı**.
She couldn't wait to plow into the pile of paperwork on her desk.
Masasındaki evrak yığınına **hırsla dalmak** için sabırsızlanıyordu.
When the gate opened, the crowd just plowed into the store.
Kapı açılır açılmaz kalabalık mağazaya **akıverdi**.
I’m exhausted—I just plowed into my homework for three hours straight.
Çok yorgunum—üç saat boyunca ödevime **hırsla daldım**.