"pick your battles" in Turkish
Definition
Her sorunla uğraşmak yerine, gerçekten önemli olan konulara zamanını ve enerjini ayırmak demektir.
Usage Notes (Turkish)
Gündelik ve samimi konuşmalarda tavsiye olarak kullanılır. Özellikle iş, aile veya ilişkilerde önceliklerin belirlenmesine vurgu yapar. Fiziksel kavga ile ilgili değildir.
Examples
You can't argue about everything, so you should pick your battles.
Her konuda tartışamazsın, bu yüzden **mücadelelerini seçmelisin**.
My mom tells me to pick my battles at school.
Annem bana okulda **mücadelelerimi seçmemi** söylüyor.
It's wise to pick your battles when working with a big team.
Büyük bir ekiple çalışırken **mücadelelerini seçmek** akıllıcadır.
You can't fix everything at once—just pick your battles and focus on what's most important.
Her şeyi aynı anda çözemezsin—sadece **mücadelelerini seç** ve en önemli olana odaklan.
Sometimes, it's better to walk away than fight—learn to pick your battles.
Bazen kavga etmektense uzaklaşmak daha iyidir—**mücadelelerini seçmeyi öğren**.
If you argue over every little thing, you'll be exhausted—just pick your battles.
Her küçük şey için tartışırsan yorulursun—sadece **mücadelelerini seç**.