"paradoxical" in Turkish
Definition
Paradoksal, birbirine zıt iki düşünce veya gerçeğin aynı anda doğru olarak kabul edildiği, bu yüzden tuhaf veya imkânsız gözüken bir durumu ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle akademik ve düşünsel tartışmalarda kullanılır. 'Ironic' ile karıştırılmamalıdır; 'paradoksal', daha derin çelişkiler içerir.
Examples
It is paradoxical that exercise can make you feel tired but also give you energy.
Egzersiz yapmak hem yorgun hissettirip hem de enerji vermesi **paradoksal** bir durumdur.
The results of the experiment were paradoxical and confused the scientists.
Deneyin sonuçları **paradoksaldı** ve bilim insanlarını şaşırttı.
Her calm reaction in the crisis was paradoxical because she is usually nervous.
Krizdeki sakin tepkisi **paradoksal**di, çünkü normalde gergindir.
It's paradoxical—the more choices I have, the harder it is to decide.
Bu **paradoksal**—seçeneklerim arttıkça karar vermek zorlaşıyor.
There's something paradoxical about loving someone and wanting to let them go at the same time.
Birini sevip aynı zamanda onu bırakmak istemekte **paradoksal** bir şey var.
His paradoxical advice was to work less to achieve more.
Onun **paradoksal** tavsiyesi daha fazlasını başarmak için daha az çalışmaktı.