Type any word!

"odious" in Turkish

iğrençtiksindirici

Definition

Aşırı derecede kötü, tiksinti ve nefret uyandıran, ahlaken veya duygusal olarak kabul edilemez bir davranış ya da şey.

Usage Notes (Turkish)

Çok güçlü ve resmî bir kelimedir; günlük dilde nadiren kullanılır. Genellikle ahlaken çok yanlış veya iğrenç davranışlar için, örneğin 'odious crime' (iğrenç suç) gibi kullanılır.

Examples

Everyone agreed that the smell was odious.

Herkes kokunun **iğrenç** olduğunda hemfikirdi.

His odious behavior shocked his friends.

Onun **iğrenç** davranışları arkadaşlarını şoke etti.

Lying to your friends is an odious thing to do.

Arkadaşlarına yalan söylemek **iğrenç** bir davranıştır.

I can't believe she got away with such an odious act.

Böyle bir **iğrenç** davranışla paçayı sıyırdığına inanamıyorum.

That kind of betrayal is just odious—nobody deserves it.

Bu tür ihanet tam anlamıyla **iğrenç**—kimse bunu hak etmiyor.

Politicians who spread hatred are engaging in odious behavior.

Nefret yayan politikacılar **iğrenç** davranışlarda bulunuyor.