"navigating" in Turkish
Definition
Bir mekanda yolunu bulmak ya da karmaşık durumlar veya bilgileri yönetmek. Hem gerçek anlamda seyahat hem de zorluklarla başa çıkmak için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Seyahat, navigasyon uygulamaları veya karmaşık durumları yönetmek için sık kullanılır. Hem gerçek hem de mecaz anlamda; genellikle 'through', 'by' ile birlikte gelir.
Examples
She's really good at navigating difficult conversations at work.
İşyerinde zor konuşmaları **yönetmekte** gerçekten iyi.
After navigating so many obstacles, they finally finished the project.
Birçok engeli **aştıktan sonra**, sonunda projeyi tamamladılar.
She is navigating the busy streets with her phone's GPS.
Yoğun sokaklarda telefonunun GPS’iyle **yolunu buluyor**.
We are navigating through a big shopping mall.
Büyük bir alışveriş merkezinde **yolumuzu buluyoruz**.
He had trouble navigating the new website.
Yeni web sitesinde **yolunu bulmakta** zorlandı.
I'm still navigating my way through all these job applications.
Hala tüm bu iş başvuruları arasında **yolumu bulmaya çalışıyorum**.