"mingle in" in Turkish
Definition
Bir gruba veya etkinliğe katılıp diğerleriyle sosyalleşerek aktivitenin veya sohbetin parçası olmak. Bir ortama ya da duruma dâhil olma anlamında da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle samimi ve sosyal ortamlarda kullanılır. 'mingle in with the crowd' şeklinde geçer. Dikkat çekmeden ortamla bütünleşmeyi anlatır. 'mix in' fiziksel karışıma işaret eder, 'mingle in' ise insan ilişkilerinde kullanılır.
Examples
It's easy to mingle in at family gatherings.
Aile buluşmalarında **karışmak** kolaydır.
He tried to mingle in with the other students on the first day.
İlk gün diğer öğrencilerin arasına **karışmaya** çalıştı.
You should mingle in if you want to make new friends here.
Burada yeni arkadaşlar edinmek istiyorsan **karışmalısın**.
She wanted to just mingle in and not draw any attention to herself at the party.
O, partide dikkati çekmeden yalnızca **karışmak** istedi.
He managed to mingle in with the team despite arriving late.
Geç kaldığı halde takıma **karışmayı** başardı.
At a new workplace, it can take some time to mingle in with your colleagues.
Yeni bir iş yerinde, meslektaşlarınla **kaynaşman** zaman alabilir.