"lobby for" in Turkish
Definition
Bir konu veya politika için, özellikle siyaset veya iş dünyasında, yetkilileri veya ilgili kişileri etkilemeye çalışmak.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi ya da iş dünyasında kullanılır; sonrasında genellikle belirli bir konu gelir ('daha iyi ücretler için lobi yapmak'). Fiziksel bir hareket değil, savunuculuk, toplantılar veya kampanyalarla kararları etkilemek anlamına gelir; rüşvetle karıştırılmaz.
Examples
Several groups lobby for stronger environmental laws.
Birkaç grup, daha katı çevre yasaları için **lobi yapıyor**.
Citizens lobby for better public transportation.
Vatandaşlar, daha iyi toplu taşıma için **lobi yapıyor**.
The teachers are lobbying for higher salaries.
Öğretmenler, daha yüksek maaşlar için **lobi yapıyor**.
Nonprofits often lobby for changes they believe will benefit society.
Sivil toplum kuruluşları genellikle toplumun yararına olduğuna inandıkları değişiklikler için **lobi yapar**.
They spent months lobbying for the new sports center to get approved.
Aylarca yeni spor salonunun onayı için **lobi yaptılar**.
Big companies are constantly lobbying for tax breaks.
Büyük şirketler sürekli olarak vergi indirimi için **lobi yapıyor**.