Type any word!

"living proof" in Turkish

canlı kanıt

Definition

Bir kişinin veya şeyin kendi varlığıyla veya yaşadıklarıyla bir gerçeği açıkça gösterdiği durum; gözle görülür kanıt.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle insanlar için 'living proof that...' şeklinde kullanılır, bazen hayvanlar/nesneler için de geçerli olabilir. Fiziksel delil anlamında kullanılmaz, daha çok ilham verici bir vurgu içerir.

Examples

She is living proof that hard work pays off.

O, çok çalışmanın karşılık bulduğunun **canlı kanıtı**.

This old tree is living proof of nature's strength.

Bu yaşlı ağaç, doğanın gücünün **canlı kanıtı**.

You are living proof that dreams can come true.

Sen, hayallerin gerçekleşebileceğinin **canlı kanıtısın**.

After everything he's been through, he's living proof you can survive anything.

Tüm yaşadıklarından sonra, o hâlâ ayakta; bu, her şeyin üstesinden gelinebileceğinin **canlı kanıtı**.

My grandma's living proof that age is just a number.

Büyükannem yaşın sadece bir rakam olduğunun **canlı kanıtı**.

You're living proof that second chances work.

Sen, ikinci şansların işe yaradığının **canlı kanıtısın**.