Type any word!

"live on the edge" in Turkish

uçlarda yaşamaktehlikeli yaşamak

Definition

Tehlikeli veya alışılmışın dışında şeyler yaparak heyecan, macera arayan şekilde yaşamak.

Usage Notes (Turkish)

Günlük küçük cesaretler için değil, büyük macera veya risk sevenler için söylenir. 'O uçlarda yaşamayı sever' ifadesi gibi.

Examples

Some people like to live on the edge and try extreme sports.

Bazı insanlar aşırı sporları deneyerek **uçlarda yaşamak** isterler.

He chooses to live on the edge by traveling to dangerous places.

O, tehlikeli yerlere seyahat ederek **uçlarda yaşamayı** seçiyor.

If you live on the edge, life can be very exciting.

Eğer **uçlarda yaşamak** istersen, hayat çok heyecanlı olabilir.

Sarah really knows how to live on the edge—she quit her job and moved to a new country with no plan.

Sarah gerçekten nasıl **uçlarda yaşamak** gerektiğini biliyor—işini bırakıp plansızca başka bir ülkeye taşındı.

I don't live on the edge; I prefer a safe and simple life.

Ben **uçlarda yaşamak** istemem; güvenli ve sade bir hayatı tercih ederim.

After her illness, Maria decided to live on the edge and make every day count.

Hastalığından sonra, Maria **uçlarda yaşamak** ve her günü değerlendirmek istediğine karar verdi.