Type any word!

"live in the present" in Turkish

anı yaşamakşimdiki zamanda yaşamak

Definition

Geçmişi veya geleceği düşünmeden, şu anda olanlara odaklanmak.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle farkındalık veya stres azaltıcı tavsiye cümlelerinde geçer. 'anı yaşamayı dene' veya 'anı yaşamayı öğren' ifadelerinde kullanılır.

Examples

It's important to live in the present and not worry too much.

**Anı yaşamak** ve çok fazla endişelenmemek önemlidir.

Many people find it hard to live in the present.

Birçok insan için **anı yaşamak** zordur.

Learning to live in the present can reduce stress.

**Anı yaşamayı** öğrenmek stresi azaltabilir.

He regrets always planning ahead and forgetting to live in the present.

Sürekli gelecek için plan yapıp **anı yaşamayı** unuttuğu için pişman.

When life gets busy, I remind myself to live in the present.

Hayat yoğunlaştığında kendime **anı yaşamam** gerektiğini hatırlatırım.

My therapist says I need to live in the present instead of reliving old mistakes.

Terapistim, eski hataları tekrar tekrar düşünmek yerine **anı yaşamam** gerektiğini söylüyor.