"know through and through" in Turkish
Definition
Birini ya da bir şeyi bütün ayrıntılarıyla çok iyi bilmek, uzun deneyim veya detaylı inceleme sonucu hakim olmak.
Usage Notes (Turkish)
Resmî olmayan, samimi ortamlarda sık kullanılır. Genellikle birini veya bir konuyu derinlemesine bildiğini belirtir. Resmî yazışmalarda pek kullanılmaz. 'İçini dışını bilmek' deyimiyle de ifade edilebilir.
Examples
I know him through and through after working together for years.
Yıllarca birlikte çalışınca onu **baştan sona biliyorum**.
She knows this city through and through.
O bu şehri **baştan sona biliyor**.
My grandmother knew the recipe through and through.
Büyükannem tarifi **baştan sona bilirdi**.
Ask Mike about the rules—he knows them through and through.
Kuralları Mike’a sor—o **en ince ayrıntısına kadar biliyor**.
There’s no fooling her—she knows you through and through.
Onu kandıramazsın—o seni **baştan sona biliyor**.
After so many years, I know this job through and through.
Bunca yılın ardından bu işi **baştan sona biliyorum**.