"know in your bones" in Turkish
Definition
Herhangi bir şeyi açıklayamasan bile tamamen emin hissetmek; içgüdüsel ve derinden gelen bir inanç.
Usage Notes (Turkish)
Resmî olmayan, günlük konuşmada, sezgiye veya içgüdüye dayalı güçlü hisler için kullanılır. 'İçten içe... biliyorum' gibi ifadelerde görülür.
Examples
I know in my bones that everything will be okay.
Ben **içten içe biliyorum** ki her şey yoluna girecek.
She knows in her bones that her friend is telling the truth.
O, arkadaşının doğruyu söylediğini **içten içe biliyor**.
Do you ever know in your bones that something is wrong?
Hiç bir şeyin yanlış olduğunu **kemiklerinde hissettin** mi?
I can't explain it, but I know in my bones this decision is right.
Açıklayamam ama bu kararın doğru olduğunu **içten içe biliyorum**.
Even when everyone doubted me, I knew in my bones I could succeed.
Herkes bana şüpheyle yaklaştığında bile, **içten içe başarılı olacağıma inanıyordum**.
You just know in your bones when something good is coming your way.
Bir şeyin iyi olacağını, sadece **içten içe bilirsin**.