Type any word!

"know in your bones" in Turkish

içten içe bilmekkemiklerinde hissetmek

Definition

Herhangi bir şeyi açıklayamasan bile tamamen emin hissetmek; içgüdüsel ve derinden gelen bir inanç.

Usage Notes (Turkish)

Resmî olmayan, günlük konuşmada, sezgiye veya içgüdüye dayalı güçlü hisler için kullanılır. 'İçten içe... biliyorum' gibi ifadelerde görülür.

Examples

I know in my bones that everything will be okay.

Ben **içten içe biliyorum** ki her şey yoluna girecek.

She knows in her bones that her friend is telling the truth.

O, arkadaşının doğruyu söylediğini **içten içe biliyor**.

Do you ever know in your bones that something is wrong?

Hiç bir şeyin yanlış olduğunu **kemiklerinde hissettin** mi?

I can't explain it, but I know in my bones this decision is right.

Açıklayamam ama bu kararın doğru olduğunu **içten içe biliyorum**.

Even when everyone doubted me, I knew in my bones I could succeed.

Herkes bana şüpheyle yaklaştığında bile, **içten içe başarılı olacağıma inanıyordum**.

You just know in your bones when something good is coming your way.

Bir şeyin iyi olacağını, sadece **içten içe bilirsin**.