Type any word!

"knockdown" in Turkish

nakavt (boks)çok büyük indirimli (fiyat/ürün)yıkım

Definition

Birini veya bir şeyi yere sermek, özellikle boks gibi sporlarda kullanılır. Ayrıca bir ürünün fiyatının çok büyük ölçüde düşüldüğünde ya da bir yapının yıkımında da kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Boksta rakib yere serilirse 'nakavt' olarak adı geçer ancak bu her zaman bilincin kaybolduğu anlamına gelmez. 'Knockdown price' ifadesiyle ürünün ciddi indirimli satıldığını anlatır. Bir bina yıkılırken de kullanılabilir.

Examples

The boxer suffered a knockdown in the third round.

Boksör üçüncü rauntta bir **nakavt** yaşadı.

We bought the sofa at a knockdown price.

Kanepeyi **çok büyük indirimli** fiyata aldık.

The building is ready for knockdown next week.

Bina gelecek hafta **yıkım** için hazır.

That was a real knockdown—I thought he was finished!

Bu gerçek bir **nakavt**tı—bitti sandım!

They’re offering knockdown deals on phones this weekend.

Bu hafta sonu telefonlarda **çok büyük indirimler** sunuyorlar.

After that knockdown, he barely made it to the end of the match.

O **nakavt**tan sonra maçı zor bitirdi.