"kinsman" in Turkish
Definition
Aynı aile veya soy içindeki erkek akraba. Genellikle eski tarz veya edebi metinlerde kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Günlük konuşmada yerine 'akraba' denir; sadece erkekler için geçerlidir ve çoğunlukla edebi veya eski metinlerde geçer. Kadın akrabalar için kullanılmaz.
Examples
He invited every kinsman to the family reunion.
Aile toplantısına her **erkek akrabasını** davet etti.
The king trusted his closest kinsman.
Kral en yakın **erkek akrabasına** güvendi.
A brave kinsman helped during the crisis.
Cesur bir **erkek akraba** kriz sırasında yardımcı oldu.
My grandfather loves to tell stories about our Scottish kinsmen.
Büyükbabam, İskoç **erkek akrabalarımız** hakkında hikayeler anlatmayı çok sever.
In ancient times, a kinsman was expected to defend the family's honor.
Eski zamanlarda bir **erkek akraba** ailenin onurunu korumak zorundaydı.
When he was in trouble, he turned to a trusted kinsman for advice.
Başına bir şey gelince, güvendiği bir **erkek akrabadan** tavsiye aldı.