Type any word!

"jeopardized" in Turkish

tehlikeye atmak

Definition

Birini veya bir şeyi zarar görme, kaybolma ya da yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bırakmak.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok haber, hukuki veya akademik gibi resmi ortamlarda kullanılır. 'jeopardized safety', 'jeopardized future' gibi ciddi tehlikeler için uygundur, küçük riskler için kullanılmaz.

Examples

His careless driving jeopardized everyone's safety.

Onun dikkatsiz sürüşü herkesin güvenliğini **tehlikeye attı**.

She jeopardized her job by being late every day.

Her gün geç kalarak işini **tehlikeye attı**.

The mistake jeopardized the whole project.

Bu hata tüm projeyi **tehlikeye attı**.

Sharing your password has jeopardized your account security.

Şifrenizi paylaşmak, hesabınızın güvenliğini **tehlikeye attı**.

Ignoring the warning signs jeopardized their chances of success.

Uyarı işaretlerini görmezden gelmek, başarı şanslarını **tehlikeye attı**.

The leaked information jeopardized national security.

Sızan bilgiler ulusal güvenliği **tehlikeye attı**.