"in your good graces" in Turkish
Definition
Birinin gözüne girmek, o kişinin seni sevmesi, güvenmesi veya iyi düşünmesi demektir; genellikle senin iyi bir şey yapmandan dolayı olur.
Usage Notes (Turkish)
Bu deyim biraz resmidir; genellikle birinin onayını ya da takdirini kazanmak anlamında kullanılır. Romantik ilişkiler için kullanılmaz.
Examples
He worked hard to be in his boss's good graces.
Patronunun **gözüne girmek** için çok çalıştı.
She is always polite to stay in her teacher's good graces.
Öğretmeninin **gözünde iyi olmak** için her zaman nazik davranır.
After apologizing, he felt back in her good graces.
Özür diledikten sonra **onun gözüne tekrar girdiğini** hissetti.
If you want to be in their good graces, just help out when they need you.
**Onların gözüne girmek** istiyorsan, ihtiyaçları olduğunda yardım et.
It's hard to stay in my parents' good graces after missing curfew.
Sokağa çıkma yasağını aştıktan sonra **annemle babamın gözüne girmek** zor.
She bought coffee for everyone to get back in the team's good graces.
Herkese kahve aldı ki **tekrar ekibin gözüne girebilsin**.