Type any word!

"in deep water" in Turkish

büyük belada olmakciddi sıkıntıya düşmek

Definition

Çözülmesi zor ve ciddi bir sorunla karşı karşıya olunduğunda kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Gündelik ve iş ortamında kullanılabilir; 'in trouble'dan daha ciddi problemleri anlatır. Gerçekten suyla alakalı değildir.

Examples

If we don't finish the project on time, we'll be in deep water.

Projeyi zamanında bitirmezsek **büyük belaya gireceğiz**.

She realized she was in deep water when she saw the test questions.

Sınav sorularını görünce **büyük belada olduğunu** anladı.

He got in deep water after breaking his mom's vase.

Annesinin vazosunu kırınca **büyük belaya girdi**.

I'm already in deep water and can't handle anything else today.

Zaten **büyük beladayım**, bugün başka bir şeyle ilgilenemem.

After missing three payments, they're really in deep water with the bank.

Üç ödeme aksattıktan sonra banka ile **gerçekten büyük belada kaldılar**.

When the police showed up, we knew we were in deep water.

Polis geldiğinde, **büyük belada olduğumuzu** anladık.