Type any word!

"in at the deep end" in Turkish

hazır olmadan zor bir durumda kalmakbirden zorun içine atılmak

Definition

Hiçbir hazırlık olmadan zor bir durumun içine girmek; özellikle yeni bir işe veya göreve başlarken karşılaşılır.

Usage Notes (Turkish)

Gündelik ve yarı-resmi ortamlarda kullanılır. Genellikle biri hazırlıksızca zor bir sürece başlamışsa denir. "Kendini zorun içinde bulmak" şeklinde de geçer.

Examples

On my first day, they put me in at the deep end.

İlk günümde beni **doğrudan zorun içine attılar**.

He was in at the deep end with his new responsibilities.

Yeni sorumluluklarıyla **bir anda zor bir durumda kaldı**.

Starting medical school was like being in at the deep end.

Tıp fakültesine başlamak **hazır olmadan zor bir duruma girmek gibiydi**.

I felt completely lost, like I'd been thrown in at the deep end.

Kendimi tamamen kaybolmuş hissettim, sanki **bir anda zorun içine atılmışım** gibi.

They don't give much training here—you just go in at the deep end and figure it out.

Burada fazla eğitim vermiyorlar—sadece sen **doğrudan zorluya atılıyorsun** ve kendi yolunu buluyorsun.

Moving to a new country was really going in at the deep end for me.

Yeni bir ülkeye taşınmak benim için gerçekten **hazırlıksızca zorluya girmekti**.