Type any word!

"in a heartbeat" in Turkish

bir andagöz açıp kapayıncaya kadar

Definition

Herhangi bir tereddüt göstermeden çok hızlı bir şekilde bir şey yapmak.

Usage Notes (Turkish)

Gündelik konuşmada kullanılır; bir şeye anında hazır olduğunuzu göstermek için idealdir. Resmi yazışmalarda uygun değildir.

Examples

If you called, I'd come in a heartbeat.

Sen ararsan, **bir anda** gelirim.

She said yes in a heartbeat.

O, **bir anda** evet dedi.

I'd help you in a heartbeat.

Sana **bir anda** yardım ederim.

He'd drop everything and move to Paris in a heartbeat.

Her şeyi bırakıp **bir anda** Paris’e taşınırdı.

Don't worry, I'd do it again in a heartbeat.

Merak etme, yine **bir anda** yaparım.

Given the chance, we'd travel the world in a heartbeat.

Fırsat olsa, **bir anda** dünyayı dolaşırdık.