"impounding" in Turkish
Definition
Yetkililerin bir malı, aracı ya da hayvanı geçici olarak elinde tutması ya da suyu barajda toplaması.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi veya teknik bağlamda geçici el koyma için kullanılır; 'confiscate' kalıcıyken 'impounding' geçicidir. Mühendislikte ise su toplama anlamında geçer.
Examples
The impounding of the car happened after the parking violation.
Park yasağı ihlal edildikten sonra aracın **el koyma** işlemi gerçekleşti.
The animal shelter is impounding stray dogs.
Hayvan barınağı sokak köpeklerini **el koyma** işlemine tabi tutuyor.
Impounding water creates a large reservoir.
**Su toplama** büyük bir baraj oluşturur.
After several warnings, the city started impounding abandoned bikes.
Birçok uyarıdan sonra şehir terk edilmiş bisikletleri **el koyma** işlemine başladı.
Authorities are impounding trucks that break weight limits.
Yetkililer ağırlık sınırını aşan kamyonlara **el koyma** işlemi yapıyor.
The law allows for the impounding of dangerous dogs if owners don’t comply.
Yasa, sahipleri uymuyorsa tehlikeli köpeklerin **el koyma**sına izin verir.