Type any word!

"hold your own" in Turkish

kendi ayakları üzerinde durmakkendi yerini korumak

Definition

Zorlu durumlarda veya rekabette, başkalarından geri kalmadan kendi seviyeni koruyabilmek.

Usage Notes (Turkish)

En iyi olmasa da rekabette geri kalmamak anlamında kullanılır. Genellikle 'karşısında' ya da 'arasında' ile birlikte geçer. Buradaki anlam fiziksel bir şey tutmak değildir.

Examples

He can hold his own in a fight.

O, bir kavgada **kendi ayakları üzerinde durabiliyor**.

The young player holds her own against experienced athletes.

Genç oyuncu tecrübeli sporculara karşı **kendi yerini koruyor**.

I was nervous at first, but I managed to hold my own.

Başta gergindim ama sonunda **kendi ayaklarım üzerinde durabildim**.

She may not be the fastest runner, but she really holds her own out there.

O en hızlı koşucu olmayabilir ama gerçekten **kendi yerini koruyor**.

You don’t have to be an expert—just try to hold your own in the discussion.

Uzman olman gerekmiyor—sadece tartışmada **kendi ayakların üzerinde durmaya** çalış.

Despite all the pressure, he managed to hold his own and finish the project.

Tüm baskılara rağmen, projeyi **kendi yerini koruyarak** bitirdi.