Type any word!

"hold out the olive branch" in Turkish

zeytin dalı uzatmakbarış teklif etmek

Definition

Bir çatışmayı sona erdirip barışı sağlamak için jest veya teklif yapmak; genellikle affetmeye veya uzlaşmaya istekli olmak.

Usage Notes (Turkish)

Yarı-resmî ve deyimsel bir ifadedir; büyük anlaşmazlıklar veya kavgada barışmak için kullanılır. Zeytin dalı burada barışın simgesidir.

Examples

After the argument, she decided to hold out the olive branch.

Tartışmadan sonra, o **zeytin dalı uzatmaya** karar verdi.

He wants to hold out the olive branch to his old friend.

Eski arkadaşına **zeytin dalı uzatmak** istiyor.

Sometimes it's hard to hold out the olive branch first.

Bazen önce **zeytin dalı uzatmak** zordur.

After months of silence, Mark finally decided to hold out the olive branch and called his brother.

Aylarca sessizlikten sonra, Mark sonunda **zeytin dalı uzatmaya** karar verdi ve kardeşini aradı.

It took a lot of courage for the company to hold out the olive branch to its biggest competitor.

Şirketin, en büyük rakibine **zeytin dalı uzatması** büyük cesaret gerektiriyordu.

No one wanted to apologize, but eventually someone had to hold out the olive branch.

Kimse özür dilemek istemedi, ama sonunda birisi **zeytin dalı uzatmak** zorunda kaldı.