"headroom" in Turkish
Definition
Bir odada, arabada ya da kapalı bir alanda başınız ile tavan arasındaki mesafeye denir. Teknik alanlarda ise ekstra kapasite veya güvenlik payı anlamında kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle teknik, otomotiv ve mimari bağlamda kullanılır. Müzik veya sesteki kullanımı, ses bozulmadan önceki boşluğu belirtir. 'Leave some headroom' ekstra kapasite ayırmak anlamındadır.
Examples
This car has enough headroom for tall people.
Bu arabada uzun boylu insanlar için yeterli **baş mesafesi** var.
I bumped my head because there was not enough headroom.
Yeterli **baş mesafesi** olmadığı için kafamı çarptım.
The room has low headroom near the stairs.
Odanın merdiven yakınında **baş mesafesi** düşüktür.
Make sure you leave some headroom in your budget for unexpected costs.
Beklenmeyen masraflar için bütçende biraz **pay** bıraktığından emin ol.
The audio track is peaking—there’s no headroom left.
Ses kaydı zirveye ulaştı—artık hiç **pay** kalmadı.
With my hat on, I barely have any headroom in this elevator.
Şapkamı takınca bu asansörde neredeyse hiç **baş mesafesi** kalmıyor.