"hammer at" in Turkish
Definition
Bir şeyi çekiçle defalarca vurmak veya bir konunun, fikrin üzerinde ısrarla durmak.
Usage Notes (Turkish)
Hem gerçek anlamda (çekiç kullanmak) hem de mecazi olarak (bir konunun üstünde ısrarla durmak) kullanılabilir. Özellikle yazılı veya resmi dilde daha yaygındır.
Examples
He hammered at the nail until it went in.
Çiviyi içeri girene kadar **çekiçle vurdu**.
The teacher hammered at the importance of studying.
Öğretmen, ders çalışmanın öneminin üzerinde **ısrarla durdu**.
She hammered at the door, but no one answered.
Kapıyı **çekiçle vurdu** ama kimse açmadı.
They kept hammering at the same idea in every meeting.
Her toplantıda aynı fikrin üzerinde **ısrarla durdular**.
If we keep hammering at this problem, maybe we'll find a solution.
Bu sorunun üzerinde **ısrarla durmaya** devam edersek, belki bir çözüm buluruz.
Reporters kept hammering at him with the same questions.
Gazeteciler aynı sorularla onu **sıkıştırmaya devam etti**.