Type any word!

"greasy spoon" in Turkish

esnaf lokantasısalaş lokanta

Definition

Basit ve ucuz yemekler sunan, genellikle küçük ve salaş görünümlü lokanta veya restoran.

Usage Notes (Turkish)

Gayriresmî ve hafif espriyle kullanılır. Genelde 'küçük', 'eski' gibi kelimelerle birlikte geçer, modern restoranlar için uygun değildir.

Examples

We had breakfast at a greasy spoon near the station.

İstasyona yakın bir **esnaf lokantasında** kahvaltı yaptık.

Many truck drivers stop at the greasy spoon for lunch.

Birçok tır şoförü, öğle yemeği için **esnaf lokantasına** uğrar.

The city is full of greasy spoons that serve cheap, tasty food.

Şehirde uygun fiyatlı ve lezzetli yemekler sunan **salaş lokantalar** ile dolu.

After a long night out, nothing beats pancakes from a greasy spoon.

Uzun bir gecenin ardından, **salaş lokantanın** krepinden iyisi yok.

You haven't truly visited New York unless you've eaten at a greasy spoon.

New York'a gerçekten gelmiş sayılmazsın, eğer bir **esnaf lokantasında** yemediysen.

That old greasy spoon downtown may look rough, but the food is amazing.

Şehir merkezindeki o eski **salaş lokanta** dışarıdan bakınca kötü görünebilir ama yemekleri harika.