"graceless" in Turkish
Definition
Hareketlerinde veya davranışlarında zarafet ve incelikten yoksun, kaba veya sakar olan.
Usage Notes (Turkish)
Oldukça resmi ya da edebi bir sözcüktür; özellikle ciddi şekilde zarafetten yoksun durumlarda, ‘graceless apology’ veya ‘graceless remark’ gibi kalıplarda kullanılır. Ufak tefek sakarlık için değil, bariz bir nezaket eksikliği için uygundur.
Examples
His graceless walk made everyone notice him.
Onun **zarafetten yoksun** yürüyüşü herkesin dikkatini çekti.
The statue looked strangely graceless in the beautiful garden.
Heykel, güzel bahçede tuhaf bir şekilde **kaba** görünüyordu.
She gave a graceless apology after being late again.
Yine geç kaldıktan sonra **zarafetten yoksun** bir özür diledi.
He made a graceless comment that ruined the mood at dinner.
O, akşam yemeğinde havayı bozan **kaba** bir yorum yaptı.
Sometimes his jokes come across as a little graceless, even if he means well.
Bazen şakaları iyi niyetli olsa da biraz **beceriksiz** gelebiliyor.
Their graceless exit from the stage made everyone feel awkward.
Sahneden onların **beceriksizce** çıkışı herkesi rahatsız etti.