"good graces" in Turkish
Definition
Birinin gözünde iyi olmak veya hoşnutluğunu kazanmak anlamına gelir; genellikle birinin desteğini veya güvenini almak için çabayla kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle patron, öğretmen gibi önemli kişilerin onayını veya desteğini almak anlamında kullanılır. Sıradan arkadaşlıklar için değil; çaba gösterildiğini ima eder.
Examples
He worked hard to get back into his boss's good graces.
Patronunun **hoşnutluğunu** tekrar kazanmak için çok çalıştı.
If you want her good graces, you should apologize.
Eğer onun **hoşnutluğunu** istiyorsan, özür dilemelisin.
She is always in the teacher's good graces because she studies hard.
O, derslerine çok çalıştığı için öğretmenin **hoşnutluğu** içinde hep yer alır.
After forgetting his birthday, I had to work to get back in his good graces.
Doğum gününü unuttuktan sonra, onun **hoşnutluğunu** geri kazanmak için çabalamam gerekti.
It's not easy to stay in her good graces; she's very strict about rules.
Onun **hoşnutluğunda** kalmak kolay değil; kurallar konusunda çok katı.
Winning the coach's good graces got him a spot on the starting team.
Antrenörün **hoşnutluğunu** kazanmak, ona ilk takımda yer kazandırdı.