Type any word!

"give voice to" in Turkish

ses olmakdile getirmek

Definition

Daha önce duyulmamış bir düşünce ya da duyguyu ifade etmek; özellikle kendini kolayca ifade edemeyen birileri adına konuşmak.

Usage Notes (Turkish)

Bu ifade resmi ve edebi bir tondadır; savunuculuk ya da toplumsal konularda başkaları adına konuşurken sık kullanılır. Günlük dilde 'ifade etmek' veya 'sesini duyurmak' kullanılabilir.

Examples

Activists give voice to people who are often ignored.

Aktivistler, sıkça görmezden gelinen insanlara **ses olur**.

Music can give voice to emotions that are hard to describe.

Müzik, tarif etmesi zor duygulara **ses olabilir**.

The author gives voice to young people's concerns in her book.

Yazar, kitabında gençlerin kaygılarına **ses olmuş**.

His poem truly gave voice to the pain of losing a loved one.

Onun şiiri birini kaybetmenin acısına gerçekten **ses oldu**.

We want to give voice to ideas that don’t usually get heard in meetings.

Toplantılarda genellikle duyulmayan fikirlere **ses olmak** istiyoruz.

Social media helps people give voice to their opinions quickly.

Sosyal medya, insanların görüşlerini hızlıca **dile getirmesini** sağlar.