Type any word!

"fug" in Turkish

basık havahavasızlık (oda)ağır koku (oda)

Definition

Bir odada yetersiz havalandırma ya da çok sayıda insan nedeniyle oluşan yoğun, havasız ve rahatsız edici hava.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle Britanya İngilizcesinde, gayriresmi ortamlarda iç mekandaki ağır ve rahatsız edici havayı anlatmak için kullanılır; ‘the fug of the classroom’, ‘thick fug’ gibi ifadelerde görülür. Dışarıda kullanılmaz.

Examples

After hours with the windows closed, a heavy fug filled the classroom.

Saatlerce pencere kapalı kaldıktan sonra, sınıfı yoğun bir **basık hava** sardı.

The smell of sweat added to the fug of the small gym.

Ter kokusu, küçük spor salonundaki **ağır koku**ya eklendi.

She opened a window to clear the fug from the living room.

Oturma odasındaki **basık havayı** dağıtmak için pencereyi açtı.

You could almost taste the thick fug when you walked into the basement.

Bodruma girdiğinizde kalın **ağır kokuyu** neredeyse tadabiliyordunuz.

The party ended, but the fug of perfume and sweat lingered until morning.

Parti bitti, ama parfüm ve terin **basık havası** sabaha kadar kaldı.

The train was packed, and a warm fug hung over the passengers the whole way.

Tren kalabalıktı ve yol boyunca yolcuların üzerinde sıcak bir **basık hava** asılıydı.