"friends in high places" in Turkish
Definition
Güçlü veya önemli pozisyonlarda olan ve size yardımcı olabilecek kişisel bağlantılarınız.
Usage Notes (Turkish)
Gayri resmi ve deyimsel bir ifadedir. Kişinin hak ederek değil, güçlü tanıdıkları sayesinde avantaj sağlamasını ima edebilir.
Examples
He got the job because he has friends in high places.
O işi **üst düzeyde arkadaşlar**ı olduğu için aldı.
If you have friends in high places, many doors can open for you.
Eğer **üst düzeyde arkadaşlar**ınız varsa, birçok kapı açılır.
She solved her problem quickly thanks to her friends in high places.
Sorununu **üst düzeyde arkadaşlar**ı sayesinde hızlıca çözdü.
"Don’t worry, he’ll get us in; he’s got friends in high places."
"Endişelenme, bizi içeri alacak; onun **üst düzeyde arkadaşlar**ı var."
Things seem impossible until someone with friends in high places steps in.
Biri **üst düzeyde arkadaşlar**ıyla devreye girene kadar her şey imkânsız gibi görünür.
He always gets out of trouble—guess those friends in high places really help.
Her zaman dertten kurtuluyor—demek ki o **üst düzeyde arkadaşlar** gerçekten işe yarıyor.