Type any word!

"fluffing" in Korean

부풀리기털어서 폭신하게 만들기

Definition

Bir şeyi (yastık, saç gibi) kabartmak, daha dolgun veya yumuşak göstermek için çırpmak ya da düzeltmek. Bazen bir şeyi daha çekici hale getirme anlamında da kullanılır.

Usage Notes (Korean)

Genellikle gayriresmi bir kelime; en çok yastık, saç veya kumaş gibi yumuşak objelerle birlikte kullanılır. Argo anlamda ise bir şeyi daha güzel göstermek için de kullanılır. 'Fluffing up', 'give it a fluff' ifadeleri yaygındır.

Examples

She is fluffing the sofa cushions to make them look nice.

O, koltuk mindelerini güzel görünmesi için **kabartıyor**.

I'm fluffing my hair before the photo.

Fotoğraf çekilmeden önce saçımı **kabartıyorum**.

The maid is fluffing the bed sheets every morning.

Hizmetçi her sabah yatak çarşaflarını **kabartıyor**.

Can you stop fluffing around and just finish your work?

Artık **oyalanmayı** bırakıp işini bitirir misin?

He spent the whole afternoon fluffing up his resume.

Tüm öğleden sonra özgeçmişini **güzelleştirmekle** geçirdi.

Before guests arrive, I go around fluffing everything to make it cozy.

Misafirler gelmeden önce evi dolaşıp her şeyi **kabartarak** daha sıcak bir hava yaratıyorum.