"flouting" in Turkish
Definition
Bir kuralı, yasayı ya da geleneği kasıtlı ve açıkça yok saymak veya çiğnemek.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle 'kural, yasa, gelenek' gibi kelimelerle kullanılır; kasıtlı bir saygısızlık veya ihlal anlamı taşır. 'Flaunting' (hava atmak) ile karıştırmayın.
Examples
He was flouting the school rules by talking in class.
Ders sırasında konuşarak okul kurallarını **açıkça çiğniyordu**.
The company was accused of flouting environmental laws.
Şirket, çevre yasalarını **hiçe saymakla** suçlandı.
They are flouting tradition by not celebrating the festival.
Festival kutlamayarak geleneği **açıkça çiğniyorlar**.
Some drivers are openly flouting speed limits on this road.
Bazı sürücüler, bu yolda hız sınırını **açıkça çiğniyor**.
By flouting advice from experts, they put themselves at risk.
Uzman tavsiyelerini **hiçe sayarak** kendilerini riske attılar.
His jokes were seen as flouting social norms.
Şakaları, toplumsal normları **hiçe saymak** olarak görüldü.