"float on air" in Turkish
Definition
Bir kişi o kadar mutlu ve heyecanlı olur ki, sanki havada süzülüyormuş gibi hisseder.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle samimi ve gayriresmî ortamlarda, güzel bir haber aldıktan sonra kullanılır. Gerçekten uçmak anlamına gelmez.
Examples
After hearing the good news, she was floating on air.
İyi haberi aldıktan sonra, o **bulutların üzerinde uçuyordu**.
He was floating on air after passing his exams.
Sınavlarını geçtikten sonra **sevinçten havalara uçuyordu**.
They were floating on air when their baby was born.
Bebekleri doğduğunda **bulutların üzerinde uçuyorlardı**.
When I got that job offer, I was floating on air for days.
O iş teklifini alınca, günlerce **bulutların üzerinde uçtum**.
Ever since their engagement, they've both been floating on air.
Nişanlarından bu yana ikisi de **bulutların üzerinde uçuyor**.
You couldn't wipe the smile off his face—he was floating on air all afternoon.
Yüzündeki gülümsemeyi silemezdin—tüm öğleden sonra **sevinçten havalara uçuyordu**.