"flatfooted" in Turkish
Definition
Ayakta kavis olmaması durumu ya da bir şey karşısında hazırlıksız ve şaşkın yakalanmayı ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
'caught flatfooted' deyimi bir durum karşısında hazırlıksız yakalanmak anlamında sıkça kullanılır; günlük dilde mecazi kullanımı daha yaygındır.
Examples
He has flatfooted arches, so he wears special shoes.
Onun **düz tabanı** var, bu yüzden özel ayakkabı giyiyor.
The team was flatfooted when the game began.
Oyun başladığında takım **hazırlıksız** yakalandı.
She was caught flatfooted by the teacher's question.
Öğretmenin sorusu onu **şaşkın** yakaladı.
I totally got flatfooted by that sudden storm yesterday.
Dünkü ani fırtına beni tamamen **hazırlıksız** yakaladı.
You can't be flatfooted in this fast-paced job.
Bu hızlı tempolu işte **hazırlıksız** olamazsın.
The police officer moved in, not wanting to be flatfooted by the suspect.
Polis memuru, şüphelinin onu **şaşkın** bırakmasını istemeden ilerledi.