Type any word!

"fissile" in Turkish

fisilbölünebilir (nükleer anlamda)

Definition

Bir nötronla çarpışınca kolayca bölünebilen ve enerji açığa çıkaran maddeyi ifade eder. Genellikle nükleer yakıtlar ve atom tepkimeleriyle ilgili kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Bilimsel ve özellikle nükleer bağlamda geçer. En çok 'fisil madde', 'fisil izotop', 'fisil element' olarak kullanılır. ‘Fusion’ kelimesiyle karıştırmayın; burada 'fission' yani bölünme söz konusudur.

Examples

Uranium-235 is a fissile isotope used in nuclear reactors.

Uranyum-235, nükleer reaktörlerde kullanılan **fisil** bir izotoptur.

Only fissile materials can start a nuclear chain reaction.

Yalnızca **fisil** maddeler nükleer zincir reaksiyonunu başlatabilir.

Scientists study fissile substances for energy production.

Bilim insanları enerji üretimi için **fisil** maddeleri inceliyor.

Not every radioactive element is fissile—some just can't split easily.

Her radyoaktif element **fisil** değildir—bazıları kolayca bölünemez.

They checked if the sample was fissile before allowing it into the lab.

Numunenin laboratuvara kabulünden önce **fisil** olup olmadığını kontrol ettiler.

You can't use just any metal in a reactor—only certain fissile ones will work.

Her metali reaktörde kullanamazsınız—yalnızca belirli **fisil** olanlar işe yarar.