"dullard" in Turkish
Definition
Öğrenmede yavaş, çok zeki olmayan veya saf birini tanımlar.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla edebi ya da alaycı anlamda geçer; gündelik konuşmada pek kullanılmaz ve doğrudan söylendiğinde kaba algılanabilir.
Examples
He is such a dullard in math class.
O, matematik dersinde tam bir **akılsız**.
Don’t be a dullard—try to think before you act.
**Akılsız** olma—hareket etmeden önce düşün.
The story’s villain is a greedy dullard.
Hikayedeki kötü adam, açgözlü bir **akılsız**.
Nobody wanted to work with the office dullard, so he was often left alone.
Ofisteki **akılsız** ile kimse çalışmak istemediği için o sık sık yalnız kalıyordu.
My uncle calls me a dullard every time I forget my keys.
Anahtarlarımı unuttuğumda amcam bana her zaman **akılsız** der.
Some movies make the villain a comic dullard rather than a scary mastermind.
Bazı filmler kötü karakteri korkutucu bir zeki yerine, komik bir **akılsız** yapar.