"do the talking" in Turkish
Definition
Birinin başkaları adına konuşması veya bir konuşmayı yönetmesi anlamına gelir. Genellikle diğerleri sessiz ya da çekingen olduğunda kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle 'biri konuşsun' anlamında kullanılır. Gayriresmî ya da günlük dilde yaygındır; sadece insanlar için geçerlidir.
Examples
Let Sarah do the talking in the meeting.
Toplantıda Sara'nın **konuşmasına** izin ver.
I am nervous, so you should do the talking.
Ben gerginim, bu yüzden **konuşmayı** sen yapmalısın.
Sometimes parents do the talking for their children.
Bazen ebeveynler çocukları adına **konuşur**.
Just relax and let me do the talking.
Sadece rahat ol ve **konuşmayı** bana bırak.
Whenever there's a tough question, Mark always does the talking.
Zor bir soru geldiğinde her zaman Mark **konuşur**.
Don’t worry, I'll do the talking with her parents.
Endişelenme, ben onun ailesiyle **konuşurum**.