Type any word!

"do justice" in Turkish

hakkını vermekadilce yansıtmak

Definition

Bir kişi veya şeyi olduğundan daha az ya da fazla değil, tam olarak sahip olduğu özellikleriyle yansıtmak veya değerlendirmek.

Usage Notes (Turkish)

Çoğunlukla 'do justice to' şeklinde kullanılır. 'Bu fotoğraf gün batımının hakkını veremiyor' gibi cümlelerde geçer. Yasal adaletten değil, doğru yansıtılmaktan bahseder.

Examples

This picture doesn't do justice to the beauty of the mountain.

Bu fotoğraf dağın güzelliğinin **hakkını vermiyor**.

It is hard to do justice to her talent in words.

Onun yeteneğinin **hakkını kelimelerle vermek** zor.

No words can truly do justice to how I feel.

Duygularımı gerçekten **hakkıyla ifade edebilecek** kelime yok.

The movie doesn't do justice to the original book at all.

Film, orijinal kitabın **hakkını hiç vermemiş**.

No camera can do justice to that sunset—you have to see it for yourself.

Hiçbir kamera o gün batımının **hakkını veremez**—kendi gözünle görmelisin.

After all the hard work, the chef's dish really did justice to the fresh ingredients.

Tüm emeklerin ardından, şefin yemeği taze malzemelerin **hakkını gerçekten verdi**.