Type any word!

"disarray" in Turkish

düzensizlikkarmaşakarışıklık

Definition

Eşyaların çok dağınık, düzensiz veya karışık olduğu durum. Hem fiziksel ortamlar hem de planlar veya sistemlerdeki düzensizlik için kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Resmî veya yazılı dilde daha yaygındır. Günlük konuşmada nadir kullanılır. Hem somut hem de soyut durumlar için uygundur, özellikle 'in disarray' yapısıyla.

Examples

The room was in complete disarray after the storm.

Fırtınadan sonra oda tamamen **düzensizlik** içindeydi.

Their plans fell into disarray when the leader left.

Lider ayrıldığında planları tamamen **düzensizliğe** girdi.

After the announcement, the office was thrown into disarray.

Duyuru sonrasında ofis tam bir **karmaşa**ya sürüklendi.

His sudden resignation left the entire team in disarray.

Ani istifası tüm takımı **karmaşa**ya sürükledi.

The company’s finances are in disarray after the merger fell through.

Birleşme gerçekleşmeyince şirketin mali durumu **karışıklığa** düştü.

Don’t worry about the disarray—I’ll help you tidy up before guests arrive.

**Dağınıklık** için endişelenme—misafirler gelmeden sana toplamada yardım ederim.