"deter" in Turkish
Definition
Birinin bir şeyi yapmaktan vazgeçmesini, genellikle sonuçlar veya zorluklardan korkarak sağlamaktır.
Usage Notes (Turkish)
Resmî ve resmi belgelerde sık geçer. 'deter crime', 'deter someone from doing something' gibi kullanılır. 'prevent' ile aynı değildir; 'deter' niyeti baştan caydırmaya odaklanır.
Examples
Laws are made to deter crime.
Yasalar suçları **caydırmak** için yapılır.
Strong fences deter animals from entering the garden.
Güçlü çitler hayvanların bahçeye girmesini **caydırır**.
High costs can deter people from traveling.
Yüksek maliyetler insanları seyahat etmekten **caydırabilir**.
Nothing could deter her from achieving her goals.
Hiçbir şey onu hedeflerine ulaşmaktan **caydıramadı**.
The warning signs didn't deter tourists at all.
Uyarı işaretleri turistleri hiç **caydırmadı**.
They installed cameras to deter theft in the shop.
Dükkanda hırsızlığı **caydırmak** için kamera kurdular.