"deplete" in Turkish
Definition
Bir şeyi neredeyse tamamen bitene kadar kullanmak ya da azaltmak.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle doğal kaynaklar, para ya da enerji için kullanılır; günlük nesneler veya insanlar için nadiren uygun olur. Olumsuz ve resmi bir anlam taşır.
Examples
Cutting down too many trees can deplete the forest.
Çok fazla ağaç kesmek ormanı **tüketebilir**.
If we use all the water now, we will deplete our supply.
Şimdi bütün suyu kullanırsak stoklarımız **tükenir**.
The long walk in the sun can deplete your energy.
Güneşte uzun yürüyüş enerjini **tüketebilir**.
Overfishing has depleted the fish in the lake.
Aşırı balıkçılık göldeki balıkları **tüketti**.
His savings were depleted after paying the hospital bills.
Hastane masraflarını ödedikten sonra birikimleri **azaldı**.
Constant stress can quickly deplete your motivation.
Sürekli stres motivasyonunu hızla **tüketebilir**.