"dead last" in Turkish
Definition
Yarışta, sıralamada veya rekabette tamamen sonuncu olmak, herkesin arkasında kalmak.
Usage Notes (Turkish)
Gayri resmi ve vurgu yapmak için kullanılır. Özellikle spor ve yarışmalar için; insanlar ve takımlar için uygundur, nesneler için kullanılmaz.
Examples
He finished dead last in the race.
Yarışta **tam anlamıyla son** oldu.
Our team was dead last on the scoreboard.
Takımımız skor tablosunda **en dipte** yer aldı.
I came dead last in the spelling contest.
Yazım yarışmasında **en dipte** oldum.
No one wants to be dead last, but someone has to be.
Kimse **tam anlamıyla son** olmak istemez, ama birisi olmalı.
I was so slow that I ended up dead last—but at least I finished!
O kadar yavaştım ki **tam anlamıyla son** oldum—ama en azından bitirdim!
She tried her best, but still came dead last in the quiz.
Elinden geleni yaptı ama yine de bilgi yarışmasında **en dipte** oldu.