"contend against" in Turkish
Definition
Birini veya bir şeyi yenmeye, üstesinden gelmeye ya da onunla başa çıkmaya çalışmak; genellikle zor veya rekabetçi bir durumda.
Usage Notes (Turkish)
Resmi ve edebi bir ifadedir; genellikle yazılı dilde veya konuşmalarda kullanılır. Soyut zorluklarla ('contend against difficulties') daha çok birlikte geçer. Fiziksel kavga için kullanılmaz, onun yerine 'fight' kullanılır.
Examples
The team had to contend against strong opponents.
Takım güçlü rakiplere **karşı mücadele etmek** zorunda kaldı.
We must contend against many challenges.
Birçok zorlukla **karşı mücadele etmeliyiz**.
He contended against his illness for years.
Yıllarca hastalığa **karşı mücadele etti**.
Small businesses often have to contend against larger companies in the market.
Küçük işletmeler pazarda büyük şirketlerle **rekabet etmek** zorunda kalır.
Environmental groups contend against pollution despite the odds.
Çevre grupları, zorluklara rağmen kirliliğe **karşı mücadele ediyor**.
She felt she had to contend against unfair treatment at work.
İş yerinde haksız muameleye **karşı mücadele etmesi** gerektiğini hissetti.