"consort with" in Turkish
Definition
Belirli bir kişi ya da grupla vakit geçirmek ya da ilişki kurmak; genellikle olumsuz bir anlam taşır.
Usage Notes (Turkish)
Resmi, edebi ya da eski tarz bir ifadedir; günlük konuşmada nadiren kullanılır. Çoğu zaman olumsuz bir anlam taşır ve mutlaka 'with' ile birlikte gelir; ciddi bağlamlarda kullanılır.
Examples
It is dangerous to consort with criminals.
Suçlularla **birlikte olmak** tehlikelidir.
She was criticized for consorting with dishonest people.
O, dürüst olmayanlarla **birlikte olduğu** için eleştirildi.
He was warned not to consort with strangers.
Yabancılarla **takılmaması** için uyarıldı.
People say he often consorts with the wrong crowd these days.
Diyorlar ki bu aralar **yanlış kişilerle takılıyor**.
Rumors spread that the politician had consorted with known fraudsters.
Siyasetçinin tanınmış dolandırıcılarla **birlikte olduğu** dedikodusu yayıldı.
You shouldn’t judge people just because they consort with someone unpopular.
Sırf birileri popüler olmayan birileriyle **birlikte oluyor diye** insanları yargılamamalısın.