"collating" in Turkish
Definition
Bilgi veya belgeleri belirli bir düzende toplama ve sıralama işlemidir. Genellikle karşılaştırma veya düzenleme için yapılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle ofis veya eğitim ortamlarında, özellikle belgelerle ('collating pages' sayfaları sıralamak) ilgili kullanılır. Metinleri karşılaştırmak için de kullanılır. Gündelik konuşmada nadiren geçer.
Examples
The secretary is collating the reports for the meeting.
Sekreter toplantı için raporları **diziyor**.
She spent the afternoon collating data from different surveys.
O, öğleden sonrasını farklı anketlerden verileri **birleştirerek** geçirdi.
The printer is collating your documents now.
Yazıcı şu anda belgelerinizi **sıralıyor**.
I'm still collating all the feedback before I send the final version.
Son versiyonu göndermeden önce hâlâ tüm geri bildirimleri **diziyorum**.
Can you help me collating these papers in the right order?
Bu kağıtları doğru sırayla **dizerken** bana yardım edebilir misin?
After collating the results, we noticed some interesting patterns.
Sonuçları **dizdikten** sonra ilginç bazı desenler fark ettik.