Type any word!

"coddle" in Turkish

şımartmakfazla koruyup kollamak

Definition

Birine fazlasıyla ilgi ve şefkat gösterip onu gereğinden fazla korumak.

Usage Notes (Turkish)

Kelimeler 'coddle a child', 'stop coddling him' gibi ifadelerde sıkça geçer. Çoğunlukla olumsuz bir şekilde, gereğinden fazla koruyup kollamayı anlatır.

Examples

You shouldn't coddle your kids all the time.

Çocuklarını her zaman **şımar**tma.

Some parents coddle their children to protect them from stress.

Bazı ebeveynler çocuklarını stresten korumak için **fazla koruyup kollar**.

She likes to coddle her younger brother.

Küçük erkek kardeşini **şımar**tmayı sever.

Stop coddling him—he needs to learn to handle problems himself.

Onu **şımartmayı** bırak—kendi sorunlarını kendi çözmeyi öğrenmeli.

If you coddle the team this much, they'll never improve.

Takımı bu kadar **şımartırsan**, asla gelişemezler.

My grandmother used to coddle us with warm blankets and soup when we were sick.

Biz hasta olduğumuzda büyükannemiz bizi sıcak battaniye ve çorbayla **şımartırdı**.