"chime in with" in Turkish
Definition
Devam eden bir sohbete kendi fikir veya görüşünü ekleyerek katılmak.
Usage Notes (Turkish)
Gündelik ve gayri resmi konuşmalarda kullanılır. Özellikle birisi tartışmaya aniden katıldığında veya araya girdiğinde söylenir.
Examples
If you have something to say, please chime in with your ideas.
Söyleyecek bir şeyiniz varsa, lütfen fikirlerinizi **sohbete katılın**.
He likes to chime in with jokes during meetings.
Toplantılarda arada **şaka yaparak sohbete katılmayı** sever.
She was quiet until she chimed in with a suggestion.
O sessizdi, bir öneriyle **sohbete katıldı**.
I’ll just chime in with my two cents here: I think we should wait.
Burada kendi fikrimi **araya girmek** isterim: Bence beklemeliyiz.
Feel free to chime in with questions at any time.
Her zaman **sorularınızla sohbete katılabilirsiniz**.
Everyone started to chime in with their own stories after she finished.
O konuşmasını bitirince herkes kendi hikayeleriyle **sohbete katıldı**.