Type any word!

"bring crashing down" in Turkish

yerle bir etmekalt üst etmek

Definition

Güçlü veya sağlam olan bir şeyi aniden ve tamamen yıkmak, mahvetmek demektir. Çoğunlukla yapılar, kurumlar, sistemler veya umutlar için kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Genelde abartılı ve mecazi anlamda kullanılır; sadece fiziksel yıkım için değil, itibar, kurum ya da hayallerin çöküşü gibi soyut şeyler için de geçerlidir.

Examples

The heavy winds brought the old tree crashing down.

Kuvvetli rüzgar eski ağacı **yerle bir etti**.

The scandal brought the company crashing down.

Skandal şirketi **yerle bir etti**.

His words brought her confidence crashing down.

Onun sözleri, onun özgüvenini **yerle bir etti**.

One mistake was enough to bring the whole plan crashing down.

Tek bir hata bütün planı **alt üst etmeye** yetti.

Years of hard work were brought crashing down by a sudden change in law.

Yıllarca süren emek, ani bir yasa değişikliğiyle **yerle bir oldu**.

The evidence was strong enough to bring his story crashing down.

Kanıtlar, onun hikayesini **alt üst etmeye** yetecek kadar güçlüydü.