"breathlessly" in Turkish
Definition
Heyecan, korku veya efor sebebiyle nefes almakta zorlanarak bir işi yapmak ya da konuşmak.
Usage Notes (Turkish)
'nefessiz bir şekilde' genellikle 'söyledi', 'bekledi' gibi fiillerle, heyecan veya yorgunluğun hissedildiği anlarda kullanılır. Sakin durumlar için uygun değildir.
Examples
She waited breathlessly for the results.
Sonuçları **nefessiz bir şekilde** bekledi.
He spoke breathlessly after running up the stairs.
Merdivenleri çıktığında **nefessiz bir şekilde** konuştu.
The children arrived breathlessly at the door.
Çocuklar kapıya **nefessiz bir şekilde** geldiler.
"Did you see that?" she asked breathlessly.
"Gördün mü?" diye **nefessiz bir şekilde** sordu.
He waited breathlessly for her reply, not knowing what to expect.
Ne bekleyeceğini bilmeden onun cevabını **nefessiz bir şekilde** bekledi.
We rushed breathlessly into the room, laughing and out of breath.
Gülerek ve **nefessiz bir şekilde** odaya koştuk.