"boisterous" in Turkish
Definition
Çok sesli, enerjik ve bazen kontrolsüz; genellikle insanlar ya da yerlerin canlı ve gürültülü halini ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
Çocuklar, kalabalıklar, partiler için yaygınca kullanılır; genellikle olumsuz olmaz ama bazen rahatsız edici olabilir. Resmî kullanımda az rastlanır.
Examples
The children were boisterous in the playground.
Çocuklar oyun alanında çok **gürültülüydü**.
Our dog gets boisterous when visitors arrive.
Köpeğimiz misafirler gelince çok **şamatacı** olur.
The boisterous crowd cheered loudly at the game.
**Gürültülü** kalabalık maçta coşkuyla tezahürat yaptı.
My little brother can be so boisterous at birthday parties.
Küçük erkek kardeşim doğum günü partilerinde çok **gürültülü** olabiliyor.
The restaurant was too boisterous for a quiet conversation.
Restoran, sessizce konuşmak için fazla **gürültülüydü**.
His laugh is so boisterous that everyone in the office hears it.
Onun kahkahası o kadar **gürültülü** ki ofisteki herkes duyar.